Değerli arkadaşlarım,
Danıştay 2. Daire üyelerine gerçekleştirilen saldırıyı kınıyoruz. Şiddeti şiddetle ve nefreti nefretle kınamıyoruz, sadece kınıyoruz. Hiçbir gerekçe, gayri hukuki bir saldırıyı haklı kılamaz. Şiddet insanların en ilkel tepkisidir, ancak en ilkel kabilelerin gösterebileceği tepkidir. Hepimiz aynı şekilde düşünen insanlar değiliz ve elbette olmayacağız; aksi takdirde "birey" den değil "sürü"den bahsedilecektir. Herkes farklı düşünecek ve bu farklılıklarımızı en büyük zenginliğimiz kabul ederek bir arada yaşayabilmektir. Bunun sağlanamamış olması ülkemiz adına üzüntü vericidir.
Değerli dostlarım elbette hiçbir sonuç gelişigüzel gerçekleşmemiştir. Bu olayda devletin en üst düzeyinde sorumluluk sahibi olan insanlarından medyasına kadar sorumluluk sahibi olan kişi veya kurumlar bu sorumluluğu yeterince göstermemişler, bir ölçüde bilerek veya bilmeyerek bir kurumu ve onun üyelerini hedef göstermişlerdir. Bu noktada iltihaplı bir alan yaratmışlardır ki terör de bu alanı keşfederek bu sorunlu alandan çok şey çıkarmayı amaçlamıştır. Bu olay da açıkça göstermektedir ki devlet yönetmek, etkin kurumlara sahip olmak çok güçlü bir basiret gerektirmektedir.
Bu olaya her kesim tepkisini demokratik ölçüler içerisinde göstermelidir. Özellikle dini hassasiyetleri yüksek olan toplum kesimi şiddetin her türüne ve herkese yönelmiş olanına karşı olduğunu en gür sesiyle söylemelidir. Şiddet bir tarafa yöneldiğinde sessiz kalmak kendine yöneldiğinde tepki vermek sadece şiddetin asırlarca yaşamasına imkân tanır. Hiç kimse hiçbir kesim illegal bir olaydan veya durumdan menfaatlenmeye çalışmamalı, onun karşısında olduğunu açık yüreklilikle göstermelidir. Bu nedenle olaya en açık tepkilerden birisinin dini hassasiyetleri yüksek olan kesimden gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Diğer taraftan bunu "avukat" adıyla tüm avukatlara veya tüm hukukçuların zan altında bırakılması da bu saldırının amacına ulaştığını gösterecektir. Burada insanlar kendi kimlikleriyle bu işi üstlenmişlerdir, bir meslek grubunun zan altında bırakılması da bir ölçüde terör saldırısını ganimet bilmektir. Bu yönüyle Terörle Mücadele Kanunu tasarısı kapsamında müdafi yetkilerinin kısıtlanması için bir gerekçe oluşturulacak olması da aynı derecede terörden nemalanmaktır. Terör saldırısından çıkarılabilecek iki sonuç vardır; her türüne karşı olmak ve asla bundan bir fayda elde etmeye çalışmamaktır.
Bu saldırı ile gerçek amaçlanan ise, saldırının ülkemizde laik-anti laik şeklinde yeni bir kamplaşma yaratmaya çalışmasının çok açık ortada olduğudur. Bu bakımdan yapılan eylem kendisince çok başarılı bir hedefi seçmiştir. Ancak biz artık bu senaryoları yüzlerce defa yaşamış bir toplumun tecrübesinden istifade ederek olabildiğince sağduyulu davranarak bu olayın amacına ulaşması engellenmiş olacaktır. Bu yönüyle artık toplum mühendislerinin yönlendirmeleriyle yürümeyecek kadar gelişmiş bir toplum olduğumuzu göstermenin zamanıdır. Bu yönüyle bu mesajın en önemli tarafı da sağduyunun korunmasıdır.
Saygılarımla.
Ben Avukatım. Bu mail bir hocamızdan gelmişti. Olaylara çok iyi değinmiş diye düşünüp blogumda paylaşmak istedim. Ve sen olarak...
OYUNA GELMEYİN................
|